Türkiye

Yeminli mali müşavir Cihat Çetinkaya: “Bölgesel krizler Türkiye’yi demografik ve ekonomik açıdan zorluyor”

GÖÇ HAREKETLERİ VE DEMOGRAFİK ETKİ

 

Çetinkaya, geçmişte Suriye ve Irak’ta yaşanan krizlerin Türkiye’ye ciddi göç dalgaları oluşturduğunu hatırlatarak, benzer bir sürecin farklı ülkeler üzerinden yeniden gündeme gelebileceğini belirtti. “Daha önce Suriye ve Irak kaynaklı yoğun göç hareketlerini tecrübe ettik. Bu süreçler yalnızca insani boyutuyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin demografik yapısı ve kamu kaynakları üzerinde de önemli etkiler oluşturdu” dedi.

 

EKONOMİK BASKI VE ENFLASYON RİSKİ

 

Bölgedeki gelişmelerin ekonomik yansımalarına da değinen Çetinkaya, özellikle enflasyon ve döviz kuru üzerindeki baskılara dikkat çekerek şunları söyledi:“Küresel ve bölgesel riskler arttıkça, döviz kurları üzerindeki baskıyı yönetmek zorlaşıyor. Uygulanan ekonomik enstrümanlarla kur kontrol altında tutulmaya çalışılsa da dış gelişmeler bu dengeyi doğrudan etkileyebiliyor.”

 

ULUSLARARASI GELİŞMELERİN YANSIMALARI

 

Çetinkaya, küresel aktörlerin politikalarının da Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Dünya ekonomisinde söz sahibi ülkelerin aldığı kararlar, sadece kendi ekonomilerini değil, gelişmekte olan ülkeleri de etkiliyor. Bu durum Türkiye gibi bölgesel güçler için ayrı bir risk alanı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

 

GÜVENLİK VE EKONOMİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ

 

Bölgedeki güvenlik risklerinin ekonomik sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, “Sınır güvenliği, göç hareketleri ve ekonomik istikrar birbirinden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle Türkiye’nin hem güvenlik hem de ekonomi politikalarını birlikte ve dengeli şekilde yürütmesi büyük önem taşıyor” dedi.

 

SÜRECİN DİKKATLE YÖNETİLMESİ GEREKİYOR

 

Çetinkaya, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hem demografik hem de ekonomik açıdan daha dikkatli bir planlama sürecine ihtiyaç duyacağını belirterek, bölgesel gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin bu çok boyutlu süreci doğru yönetmesinin, ekonomik istikrar açısından belirleyici olacağını sözlerine ekledi.